Yurtdışı Tecrübesi

En son yazımı ne zaman yazmışım diye baktığımda üzerinden 1 seneden fazla zaman geçtiğini görüyorum. Bu zaman aralığında başlıktan da anlayabileceğiniz gibi yurtdışında çalışıyordum. Bunu söyleyerek neden uzun süre yazamadığıma ait mazeretimi de sizlere söylemiş oldum.Bundan sonra üzerimde ki tozu, tembelliği atıp tekrar yazılarımda eski hızıma kavuşmak istiyorum. Umarım başarılı olabilirim.
Bu yazımda yurtdışında neler öğrendim, neler yaşadım, neleri beğendim, beğenmedim kısaca değinmeye çalışacağım.
Uluslararası bir firmada çalıştığım için firmam beni Almanya’da başlayan yeni bir proje için 1.5 seneliğine Almanya/Frankfurt şubesine atamıştı. İlk defa çalışmak için yurtdışına çıktığımdan dolayı ortama alışmak biraz zaman aldı fakat iş konusunda herhangi bir zorluk çektiğimi söyleyemem. Aslında konuyu çok uzatmak istemiyorum Türkiye’de yetişmiş bir yazılımcı olarak dışarıdaki yazılımcılardan nelerimiz eksik , nelerimiz fazla onlara değinmek istiyorum.

Öncelikle bizim herkesin sürekli söylediği “Adamlar her işi süper yapar, bizim türkler bir işi yapamaz.” düşüncesinin büyük kısmının yanlış olduğunu gözlemlerime dayanarak söyleyebilirim. Benim gördüğüm birlikte çalıştığım kişilerden edindiğim izlenime dayanarak, bizim ülkemizde yazılımı konusunda çok daha kaliteli mühendisler olduğunu söyleyebilirim.

Aklıma gelen bizim artı yönlerimiz

  • Pratik hızlı çözümler üretebiliyoruz. Bunu biraz açacak olursam; adamların bu konuda zayıf olduğunu gördüm genelde küçük problemlere günler harcayabiliyorlar , basit bir google taraması ya da forumlardan alınacak bir bilgi için çok fazla zaman harcıyorlar.
  • Ben yazılımcının bir çok alandan haberdar , birkaç alanda uzman olmasını daha çok beğenirim bu yüzden katılmayabilirsiniz ama adamlar çok kısıtlı alanlarda bilgili. Mesela 10 senelik kıdemli java web yazılım geliştiricisi JSF, GWT vs. Gibi birçok şey hakkında bilgisiz. 10 yıl boyunca JSP kullanmış diğerleri hakkında en ufak bilgisi yok. Ya da Javascript konusunda çok çok sınırlı bilgisi var. Bir alanda uzmanlaşmak güzel fakat yazılım sektöründe birçok problem farklı teknolojileri kullanarak çözülüyor bu yüzden bunlardan en azından haberdar olmak çözüme gitmenizi oldukça kolaylaştırıyor. Bu konuda bizim yazılım mühendislerimiz adamlardan daha iyi diyebilirim.
  • Çok fazla mükemmeliyetçiler. Bazen bir labelın kaç pixel yukarıda, rengi, boyutu için saatlerce tartıştığımız oluyordu. Bu bazı konularda iyi bazı konularda iyi kötü oluyor. Aşağıda aynı özelliği artı olarak da değerlendiricem. Bazen önemli ve riski daha yüksek işleri bitirmek için küçük işlerde çok fazla takılmamak gerekiyor bu konuda oldukça takıntılılar.
    Herkes kendi işini yapıyor. Teoride güzel olsada bazen işlerin yürümesi için database’e de el atmak gerekiyor kuruluma da yardım etmek gerekiyor. Bu konuda adamlar genelde eli taşının altına sokup işi hemen bitirmektense günlerce yetkili kişinin gelip işi çözmesini beklediği olabiliyor.

Birazda onlara göre eksi yönlerimizden bahsedelim.

  • Bir kere adamlar işi kuralına göre oynuyor. Ürün çıktımı, tam anlamıyla çıkmış oluyor. En ufak ayrıntısı bile atlanmamış çıkması planlanmış şeylerin font seçimine kadar herşey düşünülmüş çıkıyor.Ürün çıktığında kurulumu, ayarları herşey paket olarak geliyor. Aldıktan sonra kurulum içinde bir 10 gün harcamıyorsunuz.
  • Çok profosyonel Dökümantasyon yapılıyor. Bunu yazılım geliştirici kendi yazdığı özellik için yapması zorunlu. Ayrıca müşteri dökümantasyonu için ayrı bir ekip çalışıyor. Yazılım geliştirilirken dökümantasyon da aynı anda gelişiyor ve özellik bittiğinde müşteri ve yazılım dökümantasyonu hazır oluyor.
  • Test işine çok önem veriliyor. Bizdeki gibi ekrana iki gir çık sonra tamam anlayışı yok. Sistem test, performans test, entegrasyon test ekipleri var. Manuel ve otomatik testler sürekli çalışıyor. Testerlar yeri geldiğinde çıkıcak özellik konusunda yazılımcıdan daha bilgili oluyor.
  • Yazılım geliştirici oldukça değerli. Ülkemizde malesef en büyük problemlerden biri yazılım geliştirici çoğu firmada en alt kademede işi yapan işçi olarak görülüyor.Ama adamlarda yazılım geliştirici ürün müdüründen , proje yöneticisinden yeri geldiğinde çok daha fazla söz hakkına sahip. Birşey olmaz diyorsa yönetici gelip “bu olarak” diyemiyor. Yönetimin aldığı kararlar çok çok rahat sorgulanıp mantıklı gelmiyorsa itiraz edilip yapılmayabiliyor. Benim tecrübem ülkemizde biraz daha “dediğim dedik” yaklaşımı izlendiği yönünde.
  • Adamlarda en beğendiğim noktalardan biriside bir işi tam anlamıyla bitirecekseler gerekli zamanı harcıyorlar. Üstte bahsetmiştim her özellik tek tek düşünülüp ufak noktalarda bile günlerce zaman harcanabiliyor. Ülkemizdeki gibi acelemiz var yetişmesi lazım diye test aşamasını atlama, dökümantasyonu es geçme gibi birşey kesinlikle olmuyor. Bir şey yapılacaksa ne kadar zaman alırsa alsın kuralına göre herşeyiyle birlikte yapılıyor.

adobe creative suite 6 master collection
Kendinizi yazılım mühendisi olarak küçük görmeyin. Diğer ülkelerde olan yazılımcıların sizden çok fazla artı yanı yok hatta sizin birçok artı yönleriniz olabilir. Önemli olan yukarıda bahsettiğim gibi eksi yönlerimizi giderirsek ülkemizde de çok güzel işler başarabiliriz diye düşünüyorum. Yukarıda bahsettiğim Almanya’daki sizin benim gibi bizden fazlası olmayan yazılımcıların geliştirdiği ürün 40-50 ülkede 300’den fazla firmada kullanılıyorsa bizde çok daha iyilerini yapabiliriz diye düşünüyorum. Önemli olan işi kuralına göre oynamak….

765qwerty765

7 thoughts on “Yurtdışı Tecrübesi

  1. Muharrem ATAMER

    Yurtdışı izlenimleriniz bizim için referans olabilecek nitelikte.
    Türkiye’de yazılım çoğunlukla fast-food mantığı ile geliştiriliyor.
    Uygulama/Yazılım güzel görünüp, istenen işi yaptığı sürece açıkları, kullanım kolaylığı, güvenliği gibi önemli unsurlar atlanabiliyor.

    Teşekkür ederim.

  2. Ahmet Alp Balkan

    Merhabalar, yazinizi uzulerek okudugumu soylemeliyim. Cunku asagi yukari her satirda bir genelleme soz konusu ve her birine cok cok rahatlikla verilebilecek antitez ornekler mevcut. Turkiye’de de yurtdisi diye bahsettiginiz gibi calisan bir cok yer bildigim gibi yurt disinda da Turkiye’deki bu yerlerden cok daha muhendislik kriterlerinizden uzak, fakat isi yapan yerler var –cunku yaptiklari is o kadar muhendislik veya baska bir deyimle overengineering gerektirmeyebiliyor. Isin dogrusu herkes ihtiyaclarina uyacak bicimde yapiyor yazilim muhendisligini. Isin asli bu, fakat genellemelerden uzak durmakta fayda var. Blogunuzu muhtemelen guzel bir yazinizi gorerek RSS reader’ima eklemisim ama bu yaziyla karsilasmak beni uzdu. Daha guzel essay’lerinizin gelecegini umut ediyorum, sevgiler.

  3. M. Cihat Altuntaş Post author

    Merhaba Ahmet,
    Belki gözden kaçırdın bilmiyorum ama yurtdışında gittiğim firma şuanda çalıştığım firma ile aynı yani karşılaştırma yaparken aynı işi, aynı yönetimi, aynı süreçleri olan sadece farklı ülkelerdeki şubeleri karşılaştırdım.Farklı firmaların gereksinimleri ve iş yapış şekilleri farklı katılıyorum. Bazıları belki bu tarz şeylere ihtiyaç durmuyorlar. Ama bahsettiğim firma aynı olunca, iş için yapılan kriterlerinde aynı olması gerekiyor diye düşünüyorum.Görüşlerin için teşekkürler.

  4. Seval

    Ben de arasıra açıp yazılarınızı okuyorum, açıkcası hepsini çok faydalı ve güzel buluyorum. Bu yazıdaki eleştrileriniz biraz genelleme gibi dursa da temelde çok doğru tespitler. Emeğinize sağlık.

Comments are closed.