Değişim Açlığı , IBM Yazılım Zirvesi 2008

Bugün IBM 2008 Yazılım zirvesindeydim. Aslında bu tarz zirveler genelde ürün tanıtımı ve şov olarak geçtiği için pek hoşlanmam. Fakat bu zirvede ilgimi birşey çekti o da zirvenin ana sloganıydı.Slogan Değişim Açlığı olarak belirlenmiş. İlk açılış konuşmasında da slaytlarda yazılım sektöründeki gidişatı göstermiş ve de değişime adapte olabilmenin artık bir seçenek değil zorunluluk olacağına değinilmiş. Geleceğin firmasının değişimi bir fırsat olarak görüp daha iyi işler çıkarıp müşteriyi daha memnun etmek için kullanması gerektiğini söylemiş.

Dikkatimi çeken başka bir konu ise açılış konuşmasında grafiklerde ve konuşmada “Ne kadar iyi teknolojiye sahip olursanız olun, bu teknolojisi kullanarak iyi işler ortaya çıkaracak olan insanlardır” kavramının yer almasıydı. Ve nitelikli ve istekli bireylere ihtiyacın gittikçe artan bir grafiğe sahip olduğunu şekiller ile gösteriyordu. Birçok tanıtımda da takım ve insan faktörünün projelerde ne kadar önemli olduğundan bahsedildi.Biz önceden beri diyoruz ama sakalımız yokki dinletelim :)

Bu kadar çok değişim ve insan faktörü üzerinde durulması beni neden ilgilendirdi ondan bahsedeyim. Öncelikle daha önce okuduğum Extreme Programming Explained: Embrace Change kitabı gözümün önüne geldi diyebilirim. Sizinde okumanızı öneririm Extreme Programming’in kurucularından Kent Beck oldukça güzel anlatmış. Kitabın başlığıda gördüğünüz gibi Değişimi Benimsemek  olarak konulmuş. Ayrıca Agile yöntemlerin temel felsefesi olan Individuals and interactions over processes and tools yani araçlar ve süreçler yerine bireyler ve iletişimin aslında konferansın ana konularından biri olmasıydı. Aslında IBM zirvesindeki temel konu Extreme Programming ve Agile yöntemler ile oldukça yakından alakalı. Çünkü Agile yöntemlerin temelinde kitabın başlığından da anlayabileceğiniz gibi değişimi benimsemek, ondan korkarak ya da kaçarak değilde onu müşteriyi daha memnun etmek için kullanılan bir araç olarak görmesi, efektif motive olan takımlardan oluşması ve projeyi asıl başarılı kılan faktörün bu olduğu var. Bu bakımdan IBM gibi genelde RUP tarzı ağır yazılım süreçlerinin daha ağır bastığı bir firmanın bu sloganı benimsemesi hoşuma gitti.

Konuşmanın diğer kısımlarında da IBM Jazz adlı ürününü tanıttı. Tabi konunun başlığından da gördüğünüz gibi şaşırmamak gerekli. Jazz ürün ailesi ile Agile yöntemlere uygun yazılım geliştirmenin nasıl kolaylaşacağından oldukça bahsedildi. Sonuçta zirveden benim çıkardığım artık Agile yöntemlerin gittikçe kabul gördüğü ve faydalarının ortaya çıktığı, IBM gibi büyük firmalar tarafından da kabul edilmiş durumda. Bu bakımdan Agile felsese belirli araçları kullanmak olmamasına rağmen en azından Türkiye’de firmaların “IBM gibi biri bunu tanıtıyorsa buna yatırım yapıyorsa bundan bir hikmet vardır” demesine vesile olabilir. Bu bakımdan sektörün Türkiye’de artık yavaş yavaş Agile tarzı yöntemler ile kaliteyi ve müşteri memnuniyetini arttırmasını ümit ediyorum.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>