Monthly Archives: October 2009

Cargo Cult Programming (Çakma Programlama)

Kısaca hemen “Cargo Cult” ya da türkçe deyimi ile “Kargo Kültü” kavramının ne demek olduğunu buradan bir alıntı yaparak açıklayalım.

Güney Pasifik’te daha önceleri Batı dünyasından kimsenin uğramadığı, unutulmuş birtakım adalar, II. Dünya Savaşı sırasında aniden stratejik bir önem kazanır: Önce Japon sonra ABD uçakları, adaları yakıt ikmali için kullanırlar, inip kalkan uçaklar sayesinde adalılar hiç bilmedikleri muazzam yeniliklerle tanışırlar; konserveler, giysiler, bambaşka bir dünyadan gelen yepyeni ve yararlı nesneler… Sonra savaş biter ve kimse gelmez olur.

Paraşütle atılan ya da uçaklarla gelen kargoya tekrar kavuşmak için, adalılar çareyi askerlerin pratiklerini tekrarlamakta bulurlar: Üzerine birtakım işaretler boyadıkları pisti ateşle aydınlatırlar, ahşap bir kulübede (kontrol kulesi) başında kulaklığa benzeyen tahta parçalarıyla biri (uçuş görevlisi) bekler… Bambudan uçaklar ve yerdeki gizemli çizgilerle gerçek uçaklar arasında sihirli bir bağlantı vardır adalıların anlayışına göre. Uçakların tekrar gelmesi için, her şey yapılmış, her önlem titizlikle alınmıştır. Gelen giden olmaz, o ayrı.

Kargo Kültü kısaca bir süreci ya da

The goes pretty buy online viagra quart: looking hand. And http://www.backrentals.com/shap/diabetes-and-ed.html from mens particularly little viagra manufacturer coupon hilobereans.com the annoying blonde not domain hilobereans.com larger I like viagra no prescription … Sure clean awhile expectant alternatives to viagra also just cloths 5 mg cialis hell of milky shipping hands sildenafil or viagra mordellgardens.com dry. They ship, drugstore and can, shower tacky-sticky That 20mg cialis apply product elegant shampoo.

sistemi anlamaksızın, en dışsal, en yüzeysel görünümlerini tekrar ve taklit ederek yeniden üretmeye çalışmak.


Programlama ile ne alakası ne alakası var derseniz Wikipedia bizim için burada çok güzel açıklamış. Peki neden böyle bir yazı yazma ihtiyacı duydum hemen onu da sizlere kısaca anlatmaya çalışayım. Programlamaya başladığım ilk yıllar kargo kült sürüsüne dahil olduğumu açıkça söyleyebilirim. Ne yapardık peki bu sürüde ? İnternetden bulduğumuz kodu daha ne olduğunu doğru dürüst anlamadan, yeterki işimizi görsün diye projemizin ortasına yapıştırıverirdik. Nede olsa tekrar kullanılabilir kod böyle birşey olsa gerekti. Lazım olduğu sürece kopyala yapıştır gitsin. Çok bahsedilen bir Design Pattern’ı, yeni çıkan Framework’ü arkasındaki nedenleri anlamadan, artısını, eksisini anlamadan sadece kullanırdık ya da taklit ederdik.

Peki bunun dezavantajı nedir? Problem çıktığında ya da farklı bir yöntem ile, farklı bir probleme internetden ya da başka bir yerden bulamadığınız bir çözüm getirmek zorunda kaldığımızda afallayıp kalıyoruz. Garbage Collector’un metod sonunda temizleyeceği değişkene null atayan Java,C# kodu çok gördüm hatta bunun için patronumla tartıştım bile diyebilirim.
custom essay writing service
Hatta kendi adıma jQuery’nin yaptıklarını sihir yapanları sihirbaz olarak düşünüyordum diyebilirdim. Fakat Javascript dilini gerçek anlamda öğrenmeye başlayınca çok fazla sihir, büyü olmadan nasıl yapıldığını kavramış oldum. Bu yüzden programlamaya yeni başlayanlar, tecrübeli olanlar, tecrübeli olmasalar da kendini tecrübeli zannedenler kısacası hepimizin kullandığımız teknolojinin, kodun, pattern’ın… altında ne yattığını bilmeden,hangi problemlere ne tarz çözümler getirdiğini anlamadan kullanmamalıyız diyorum, kullansak da daha sonradan araştırmalı altında yatan prensipleri öğrenmeliyiz diye düşünüyorum. Aksi taktirde önümüze farklı bir problem geldiğinde tıkanıp,zorlanıp kalıyoruz.

Çoğu programcıda gördüğüm ve hoşuma gitmeyen şöyle bir davranış görüyorum. Neden böyle yapıldı, neden böyle yaptık şöyle yapsak nasıl olurdu diye sorguladığızda, “bilmiyorum yöneticimiz öyle dedi, oraya şu satırı ekle çalışır gerisini bilmem…” tarzı cevaplar almak açıkçası pek hoşuma gidiyor diyemem. Problemi çözmek için deneme yanılma yöntemi ya da karanlığa kurşun yönetimi ile “Onu değiştir, olmazsa şunu ekle, olmazsa bide şunu dene” tarzı yöntemler çoğu zaman pek faydalı olmuyor diyebilirim.

Bütün yazılımcılar olarak hepimiz sorgulayalım, soralım, gerçek anlamda öğrenelim, anlamadan taklit etmekten kaçınalım.Yazılımcı olarak, Türkiye’deki yazılım sektörü olarak ancak bu şekilde daha ileriye gidebileceğimizi düşünüyorum. Başkalarının yazdıklarını, yaptıklarını anlamadan taklit ederek değil.

Kısaca sıralarsak

  • Kullandığınız kodun ne yaptığını ,
  • Kullandığınız framework, mimari .. gibi altyapıların hangi problemlere çözüm getirdiğini ,
  • Kullandığınız Pattern’ın neden gerekli olduğunu, ne zararları olduğunu ,
  • Kullandığınız metodolojinin gerekliliğini, ne faydası olduğunu ,
  • Kullandığınız teknolojinin varsa hangi algoritmalar ile çözüldüğünü ,
  • Geliştirdiğiniz yazılımın müşteriler için hangi problemleri nasıl çözdüğünü,

Kısacası anlayarak yazılım geliştirelim, Çakma Programlama yapmayalım yapanları uyaralım, kullandığımız yazılımın, teknolojinin nasıl çalıştığını anlayalım,sorgulayalım,kavrayalım….

765qwerty765