Monthly Archives: October 2007

ALT.NET Fırtınası

Son dönemlerde yazılım dünyasından özellikle .NET cephesini kasıp kavuran ALT.NET’i özellikle takip ettiğim bloglarda görmeye başlamıştım. İlk başta yeni bir Microsoft teknolojisi diye düşünüp es geçsemde ardından gün geçtikçe hakkında daha çok yazı çıkınca okuyup ,araştırıp ne olduğunu öğrenmeye karar verdim.

Öğrendikten sonra aslında bildiğim şeylerin yeni bir isim altından .NET kullanan yazılımcılar için kılavuz niteliğinde özetlenmiş prensipler olduğunu gördüm. Kısaca özetlersek .NET yazılım geliştiricileri için Agile(Çevik) yazılım geliştirme prensiplerinin özetlenmiş hali diyebiliriz. İsmi ilk olarak ortaya atan Dave Laribee yazısında ALT.NET’i nasıl tanımladığını buradan görebilirsiniz. Yazarın bunu kullanmasının sebebi ise kelime anlamı olarak Alternative .NET olarak kısaltmak istemesi.

Bizde oradan biraz kopya çekip yazılanları türkçe olarak özetlersek, ALT.NET bir microsoft teknolojisi ya da herhangi bir araç, yazılım değil.Anti Microsoft, Microsoft dışındaki araçları kullanarak yazılım geliştirme hiç değil. Açık fikirli bir yazılım geliştirme felsefedir diyebiliriz. Kısaca sıralarsak

  • Eğer gözünüz sürekli dışarıda daha iyi yazılım geliştirmenin bir yöntemini araştırıyorsanız.
  • Eğer teknoloji gruplarınıda(Ruby,Java,Agile…) takip edip onların iyi özelliklerine adapte olmaya çalışıyorsanız
  • Eğer şuanki durumunuzdan memnun değilseniz, sürekli daha kaliteli işler yapma çabasındaysanız
  • Eğer işinizi kolaylaştıracak, sizi en iyi pratikleri uygulamanızda kolaylık sağlayacak araçları(Microsoft ya da değil farketmez) kullanıyorsanız (Resharper)

Kısacası size ALT.NET yazılım geliştirici diyebiliriz.

Aslında bunlar daha öncedende .NET topluğu dışında Java, Ruby, Agile.. topluluklar tarafındanda bilinen ve uygulanan şeylerdi.Burada soruna birazda değinmek istiyorum. Sorun .NET ve Microsoft cephesinin bu tarz Açık fikirli yaklaşımlara kapalı olmasıydı bu yüzden açık fikirli .NET yazılım geliştiricilerin böyle bir tanımı ortaya çıktı.

Kendi tecrübelerimden bahsedersem,Son iki senedir Java kullanarak yazılım geliştiriyorum ve bu son iki sene hariç .NET ilk çıktığından beri onu kullanarak yazılım geliştiriyorum diyebilirim.Okurken 2 sene yarı zamanlı .NET yazılım geliştirici olarak çalışmıştım. O zamandan da gördüğüm ve hala devam eden .NET yazılım geliştiricilerin diğer teknolojileri kullanmada, .NET, Microsoft dışındaki yenilikleri takip etmede,kaliteli yazılım geliştirmeyi sağlayacak Yazılım prensipleri, Agile,XP.. gibi geliştirme yöntemlerini takip etmede oldukça büyük eksikleri vardı. Açıkçası .NET bir araç değil amaç olarak görülüyordu diyebilirim. Bunu .NET developer olarak kendi yazılım takımımda beraber çalıştığım arkadaşlarımında çoğu yapıyordu diyebilirim. Bu yüzden ALT.NET aslında .NET geliştiricilerin eksikliğini kapatması için bir klavuz diyebiliriz.

Kendimden örnek vereyim şuanda Java ile yazılım geliştirmeme rağmen sürekli, .NET, Ruby ve diğer yazılım geliştirme topluluklarınıda takip etmeye çalışıyorum, .NET,Java yazılım geliştiricilerin bloglarını takip ediyorum,kısacası yazılım dünyasında benim daha iyi yazılım geliştirmemi ne sağlayacaksa onu bulmaya ondan yararlanmaya çalışıyorum. .NET, Java, Ruby.. sadece birer araç amaç çalışan müşteri isteklerini karşılayan kaliteli yazılım üretmek bu yüzden gözümüzün sürekli açık daha iyiyi arıyor olması gerektiğine inanıyorum. Eğer Java ya da Ruby ile yazılım geliştiriyor olsanız bile açık fikirli olmadıkça ALT.NET sizin içinde bir klavuz olmalı bunun için bu tanımı
geliştirip ALT.DEVELOPER diyelim ve hepimiz daha iyiyi arıyan yazılım geliştiriciler olalım..

Almanya Gezisi

Gittim,gezdim,geldim.:) .Uzun süredir gitmeyi planladığım Almanya gezisinden döneli bir hafta oldu. Orada oturan halamlar yıllardır davet ediyordu fakat gitmek bu zamana nasib oldu demekki. Birazda daha önceden gitmeyi benyimde zor bir şey olarak gördüğümden olsa gerek bir türlü gidememiştim. Aslında niyet ettikten sonra Vize için gereken belge yığını dışında oldukça kolaymış onu öğrenmiş oldum.

Almanya hakkında ilk düşüncelerim gerçekten çok temiz, düzenli, yeşil bir memleket olduğu. Zaten ilk uçaktan indikten sonra yol boyunca etrafta herhangi bir bozuk bina, çöp, bozuk yol vb.. görememenin şaşkınlığını uzun bir süre üstümden atamadım. İkinci şoku ise etrafı yemyeşil gördükten sonra yaşadım. Açıkçası bunu hiç beklemiyordum kafamda daha önceden nedense bizim buralar yeşil oralar bina yığını gibi bir düşünce vardı ama orayı görünce düşüncelerim tam tersine döndü diyebilirim :).

Almanya’ya gidişim yarı gezi, yarı ziyaret amaçlıydı. Hannover’e halamların yanına gittim onlarda sağolsun çok iyi ağırladılar baya gezdirdiler beni. Hannover’i özellikle yeşilliği doğası açısından çok beğendim. Ardından Berlin’e gittik orası daha çok bana istanbulu andırdı o yüzden Hannoveri daha çok beğendim diyebilirim. Berlin’de biraz ilginç bir müze gezisi yaptık. Orada bulunan Bergama müzesine gittik. Biraz garip oldu çünkü ülkemizin tarihi zenginliklerini koruyamadığımız için adamların orada bizim tarihimizi alıp sergilemeleri açıkçası biraz üzdü beni.

Kısaca Almanya gezisi böyleydi belki birkaç fotoğrafta bulursam koyarım. Fikirlerimi soracak olursanız Almanya iyi hoş güzel memleket ama ben İstanbul’dan Türkiye’den yinede vazgeçmem. Gidilip görülmesi gereken bir yer ama benim için kalınması yaşanması gereken bir yer kategorisine girmiyor. Bülbül Altın kafes ilişkisi misali tercihim İllede Vatanım yönünde :)